Anonymous asked: saçmalasak da konuşuyoruz bazen. konuşmak bir tutku. muhabbetine özlem duymak da çok acı. Hep diyorsun ya "boşluktayım". bugün beni de soktun o boşluğa. elimden tutup kendine çektin. sen oldum bugün bildiğimiz reyhan oldum. Ben var mıdır Reyhan? Aşk var mıdır peki? Ben aşka inanmam ama Reyhan Yılmaz benim için farklıdır. Konuşmak kadar tutkudur. İstanbul kadar güzeldir o. Gece kadar hüzünlendim bu gece. Sadece seni özledim! İmza: sadece anonim..

Günaydı.


Anonymous asked: zeki, gıcık, şapşal, umursamaz ve ergensin.. Ama herşeye rağmen bambaşka bi dünyan var. bambaşka biri bambaşka bi hayat. zıtsın. klişelere karşı ancak boş değilsin. Herkes gibi değil. seni bu yüzden seviyorum sana bu kadar uzakken bile.. imza: anonim. sadece anonim..

Merhaba.


celikucgenvirtiozu asked: nereye geliyormuş??

Türkiye’ye. Elephant Gun’lar falanlar filanlar. 


 Aa Beirut geliyormuş… Yeni haberim oldu, siz benim kusuruma bakmayın. 


Oh god this poster NEEDS to be in my room
 Günaydın. Sevimli bi’ ilkbahar sabahı daha. Güneşi kucaklamak gerek. Günaydın sevgililerim. Günaydın çimenler. İnsanlar, hepinize günaydın. 
[Flash 9 is required to listen to audio.]
181,908 plays


Alan Rickman
reads Shakespeare’s Sonnet 130

My mistress’ eyes are nothing like the sun;
Coral is far more red than her lips’ red;
If snow be white, why then her breasts are dun;
If hairs be wires, black wires grow on her head.
I have seen roses damask’d, red and white,
But no such roses see I in her cheeks; 
And in some perfumes is there more delight
Than in the breath that from my mistress reeks.
I love to hear her speak, yet well I know
That music hath a far more pleasing sound;
I grant I never saw a goddess go;
My mistress, when she walks, treads on the ground:
And yet, by heaven, I think my love as rare
As any she belied with false compare.

(Source: tiny-sized, via eksikbirseyvar)